Düzensiz Yeme Davranışı Olan Tip 1 Diyabetes Mellituslu Ergen ve Annelerine Verilen Web Tabanlı Eğitim Programının Yeme Alışkanlıkları, Metabolik Kontrol ve Öz Yönetime Etkisi


Başdaş Ö. (Danışman (Yürütücü Gerçek Kişi Olan Projede)), Gönül G.

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Proje Grubu: Tıp Sağlık
  • Başlangıç Tarihi: Aralık 2025
  • Bitiş Tarihi: Aralık 2026

Özet

Tip 1 Diyabetes Mellitus’un (T1DM) görülme sıklığı dünya çapında artmaktadır ve bu hastalık çocukluk çağında en sık görülen üçüncü kronik durum olarak ifade edilmektedir (Lowes ve ark., 2015). Diyabetin etkili bir şekilde yönetilebilmesi için, kan şekeri takibi, insülin replasmanı, diyet, egzersiz ve problem çözme stratejileri gibi yönetim bileşenleri hakkında hastaya ve aileye eğitim verilmesi gerektiği genel olarak kabul edilmektedir (Couch ve ark., 2008). Diyabetin yönetimi yaşam tarzı değişiklikleri gerektirdiğinden, çoğu sağlık profesyonelleri eğitimin tüm aileye verilmesinin önemli olduğu bildirilmektedir (Shiel ve ark., 2023).

Diyabet yönetimi her dönemde zorlu ve karmaşık bir süreç olmasına karşın özellikle ergenlik dönem hastalık yönetiminin ve metabolik kontrolün en zor olduğu, çocuk ve ebeveynlerin en çok sorun yaşadıkları dönem olarak karşımıza çıkmaktadır (Boztepe, 2012; Bakır ve ark., 2021). Bu dönemde genellikle daha az ebeveyn katılımı anlamına gelen özerklik geliştirme aşamasıdır ancak T1DM'li bir ergen aynı zamanda ciddi, yaşamı tehdit eden bir hastalıkla da başa çıkmaktadır (Polfuss ve ark., 2015). Bağımsızlık ve öz bakım, ergenler için T1DM yönetiminin birincil hedefleri olsa da araştırmalar ayrıca ergenler ve ebeveynler arasında diyabet yönetiminin paylaşılmasının veya karşılıklı bağımlılığın diyabetin yönetimi için daha iyi bir çözüm olduğunu göstermektedir (Wherrett ve ark., 2018; Trudeau ve ark., 2019).

Pediatri kliniklerinde tanı alan T1DM’li çocukların diyabetle ilgili bilgi ve becerilerini geliştirmeyi hedefleyen geleneksel eğitim programları gerekli ancak yeterli olmamaktadır. Diyabet eğitimi genellikle; diyabetle ilgili temel bilgiler, diyabetin kısa dönem ve uzun dönem komplikasyonları, insülin veya oral antidiyabetik tedaviler, diyet, egzersiz, kendi kendine bakım, sağlık profesyonelleri ile etkili iletişim ve problem çözme konularını kapsamaktadır. Bu konuların hasta eğitiminde hem yüz yüze verilebileceği gibi aynı zamanda web tabanlı olarak da verilebilir (Avdal ve ark., 2011).

Web siteleri ergenlerin problem çözmelerine fırsat vermekte ve deneyimlerini paylaşmaları için etkileşimli bir ortam sağlamaktadır. Ayrıca web sitelerinin kimlik gizleme gibi koruyucu özellikleri hastalığı ile baş etmede zorlukları olan ergenlerin, başarı öyküsü olan diğer ergenlerin deneyimlerinden yararlanmasını sağlamakta ayrıca online eğitim şeklinin ergenlerinde çekici bir eğitim modeli olduğu da vurgulanmaktadır (Ayatollahi ve ark., 2016; Ash ve ark., 2021). Eğitimi planlanan ergenlerin ve ebeveynlerinin yüz yüze yapılan sağlık eğitimlerine ayıracak zamanlarının olmayışı, sağlık profesyonellerinin sayısındaki yetersizlikler, bilgi iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, toplumun ve hastaların sağlık sorunlarıyla ilgili daha fazla bilgi ve destek almak amacıyla interneti daha sık kullanmaları, bireyin öğrenmeye hazır olduğu zamanlarda web ortamındaki bilgiye ulaşma kolaylığı ve web ortamında yapılan eğitimlerin klasik eğitimlere göre daha düşük maliyetli olması gibi özellikler web destekli sağlık eğitimin önemini vurgulamaktadır (Ersoy ve ark., 2015; Nobis ve ark., 2015; Colmegna ve ark., 2023). Böylelikle bilgi iletişim teknolojileri kullanılarak yapılan hemşirelik bakımı ile hastaların etkin diyabet yönetiminin sağlanabileceği düşünülmektedir.

Web tabanlı eğitim programları, Tip 1 diyabetli ergenler ve aileleri için bilgiye erişimi kolaylaştırması, düşük maliyetli olması ve esnek kullanım imkânı sunması nedeniyle giderek yaygınlaşmaktadır. Literatürde bu programların öz-yeterlik, bilgi düzeyi ve yaşam kalitesine katkı sağladığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır (Ayar, Öztürk & Grey, 2021). Bununla birlikte, mevcut araştırmaların önemli bir kısmı web tabanlı eğitim programlarının olumlu yönleri vurgularken, bu uygulamanın sınırlılıkları ve çelişkili bulguları yeterince tartışmamaktadır. Örneğin, Ayar ve arkadaşlarının (2021) çalışmasında web tabanlı diyabet eğitimi ergenlerde öz-yeterliği artırmış olsa da, HbA1c düzeylerinde anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Benzer şekilde, Newton ve Ashley’nin (2013) yürüttüğü pilot çalışmada, web tabanlı müdahaleler öz-yönetim üzerinde kısmi olumlu etki yaratmış; ancak katılım oranlarının düşük olması ve kısa süreli takip nedeniyle metabolik kontrol üzerinde anlamlı bir iyileşme sağlanamamıştır. Bu durum, ergenlerin motivasyon eksikliği, programa bağlı kalamama ve dijital araçları kullanma becerilerindeki farklılıkların etkili olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, Singh ve arkadaşlarının (2024) internet tabanlı bilişsel davranışçı terapi modüllerini kullandıkları pilot çalışmada, depresif semptomları olan T1DM’li ergenlerde psikososyal iyileşmeler gözlense de, katılım oranı düşük kalmış ve metabolik parametrelerde belirgin bir değişim gözlemlenmemiştir. Bu bulgular, web tabanlı programların özellikle davranış değişikliğini kalıcı hale getirmede tek başına yeterli olmayabileceğine işaret etmektedir. Bir sistematik derleme de benzer sonuçlara ulaşmıştır. Dijital sağlık müdahalelerinin sağlık okuryazarlığı ve psikososyal çıktılarda olumlu etkiler yaratabildiği, ancak metabolik kontrol (örneğin HbA1c düzeyi) ve uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından bulguların tutarsız olduğu rapor edilmiştir (Mulvaney et al., 2023). Bu durum, web tabanlı eğitimlerin etkisinin kullanıcı motivasyonu, dijital eşitsizlik, ebeveyn desteği ve kültürel uyum gibi faktörlere bağlı olarak değişebildiğini göstermektedir.

Sonuç olarak, web tabanlı eğitimler her ne kadar umut verici bir araç olsa da, literatürde bildirilen çelişkili bulgular dikkate alınmalı; özellikle metabolik kontrol, uzun vadeli davranış değişikliği ve ergenlerin programa bağlılık düzeyleri açısından sınırlılıkları göz önünde bulundurulmalıdır. Bu eksiklikler, gelecekte daha kapsamlı, aile katılımını artıran ve kültürel bağlama uyarlanmış web tabanlı müdahalelerin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir.