Mete B., Kılıç H., Kıvanç M., Sevindik S. (Danışman (Yürütücü Gerçek Kişi Olan Projede))
Küresel iklim krizi ve artan enerji talebi bağlamında, yapı sektörünün enerji tüketimindeki payı kritik bir öneme sahiptir. Yapılar hem inşaat sürecinde hem de kullanım aşamasında önemli miktarda enerji tüketmekte ve sera gazı emisyonlarına neden olmaktadır. Avrupa Birliği verilerine göre, binalar toplam enerji tüketiminin yaklaşık %40'ını ve CO₂ emisyonlarının %36'sını oluşturmaktadır. Özellikle Avrupa Birliği (AB) olmak üzere ülkemizde enerji verimliliğini artırma konusu güncel bir mesele olarak öne çıkmaktadır. 2007 yılında çıkarılan “Enerji Verimliliği Kanunu”, 2008 yılında yayımlanan “Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliği” ve 2010 yılında kabul edilen 2010/31/EU sayılı direktif ile bu alanda önemli düzenlemeler yapılmıştır.
Türkiye'de yapıların enerji performansını değerlendirmek ve iyileştirmek amacıyla, 2008 yılında Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında geliştirilen BEP-TR yazılımı, binaların enerji tüketimini ve sera gazı emisyonlarını hesaplayarak Enerji Kimlik Belgesi (EKB) düzenlenmesini sağlamaktadır. BEP-TR metodolojisi, yapıların ısıtma, soğutma, havalandırma, sıcak su ve aydınlatma sistemlerinin enerji tüketimini analiz ederek, binaları A'dan G'ye kadar sınıflandırmaktadır. Bu sistem, özellikle yeni binalar için minimum C sınıfı enerji performansını zorunlu kılarak, ülke genelinde enerji verimliliğinin artırılmasını hedeflemektedir.
Bu araştırma, Erciyes Üniversitesi Mimarlık Fakültesi binasının enerji performansını BEP-TR yazılımı aracılığıyla analiz etmeyi ve optimizasyon stratejileri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Metodolojik açıdan çalışma, üç ana aşamadan oluşmaktadır: İlk aşamada, yapının mevcut enerji tüketim profili detaylı bir şekilde incelenerek, geometrik veriler, ısıtma-soğutma sistemleri, aydınlatma ve havalandırma özellikleri BEP-TR programına entegre edilecektir. İkinci aşamada, bu veriler kullanılarak binanın Enerji Kimlik Belgesi oluşturulacak ve mevcut enerji sınıfı belirlenecektir. Son aşamada ise, yapının enerji performansını iyileştirmek için alternatif senaryolar geliştirilecek ve bu senaryoların yıllık enerji kayıpları, sera gazı emisyonları ve enerji sınıfları açısından karşılaştırmalı analizi yapılacaktır.
Araştırmanın sonuçları, yapının enerji performansını iyileştirmek için alternatif senaryolar sunacak ve bu senaryoların yıllık enerji kayıpları, sera gazı emisyonları ve enerji sınıfları açısından karşılaştırmalı analizini içerecektir. Çalışmanın yaygın etkisi açısından, elde edilecek bulgular hem akademik literatüre katkı sağlayacak hem de benzer eğitim yapıları için bir referans model oluşturacaktır. Özellikle sürdürülebilir kalkınma amaçlarının 12. Kalkınma planı doğrultusunda binaların enerji dönüşümünün hızlandırılması amacıyla yenilenebilir enerjiyle desteklenen enerji verimli binaların yaygınlaştırılmasının sağlanması üzerine durulacaktır. Bununla birlikte Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi, Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi kapsamında, kamu binalarının enerji performansının iyileştirilmesine yönelik politika ve uygulamalara önemli girdi sağlayacaktır. Elde edilen sonuçlar, Erciyes Üniversitesi’nin ilgili birimleri ile paylaşılacak ve bu çerçevede üniversite bünyesinde konuyla ilgili bir panel düzenlenerek ilgili kişilerin bilgilendirilmesi ve farkındalık oluşturulması sağlanacaktır.